Konstantinopolis Fatihi Sultan II Mehmet

Bu yazı dizisini hazırlarken hem öğrendim, hem de kıymetini günlük hayatın gaileleri içinde bilemediğimiz Beyoğlu ve İstanbul’ un geçmişinin özet olarak anlatıldığı bir yazı dizisi hazırlığı gibi zevkli bir serüven başladı benim için.

Sadece ana hatları ile özetlemeye çalışacağım bu konu, beni tekrar Hukuk Fakültesi ögrenciliğim esnasındakı saatler süren çalışma ritmime döndürdü, günlük sorumluluklarımın ve rutin hayat programımın yanında yürüttüğüm bu mütevazi çalışma bana büyük zevk verdi.

Bu yazılarımı bir ögrencinin ders notlarını okur gibi okumanızı , ögrenme isteği ve öğrenciliği hiç bitmeyen bir ögrenci gibi araştırıp, bilgileri toparlayıp, kendi planım ve hedefim doğrultusunda malumatı belli düzene sokmak,aktarmak dışında bir amacımın olmadığını özellikle belirtmek isterim.

Galata, Beyoğlu, İstiklal Caddesi ve çevresi odaklı “Kent geçmişi, tarihi ve günümüz Beyoğlu’na etkileri ” hakkında toparlayabildiğim bilgileri blogumda “Tarih” başlıklı yazı dizisinde paylaşmaya karar verdim.

Bu çalışma esnasında İstanbul’da yaşamanın ne büyük ayrıcalık olduğunu bir kez daha gördüm. Atalarımızın bize hediye ettiği bu güzel ülkeyi ve kenti daha çok sevmek, daha çok sahiplenmemiz gerektiğini hissettim.

İstanbul, milattan önceki tarihlerden itibaren eşsiz konumu nedeniyle ticari, askeri ve siyasi açıdan gelmiş geçmiş bütün imparatorlukların ele geçirmeye çalıştığı bir kent olmuş.

Yüzyıllar boyu defalarca yağmalanmış, işgal edilmiş bu kent, günümüzde de her bakımdan bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor.

Av.Meral Kalav Demir /Faik Pasha Hotels

Ocak 2025


İstanbul’da bir Büyük Şehir Belediyesi ,39 tane de İlçe Belediyesi bulunmakta.

2025–2026 İtibarıyla İstanbul’un Demografik Yapısı:

İstanbul’un güncel demografik yapısı, iki farklı veri evreninin birlikte değerlendirilmesini gerektirir: (i) resmî nüfus kayıtları (toplam nüfus gibi), (ii) etnik/dini kimlikler ve bazı topluluk büyüklükleri için tahminî/ikincil kaynaklar.

Türkiye’de nüfus sayımı ve kayıt sistemlerinde etnik köken ile mezhep/din alanları düzenli ve kapsayıcı biçimde ölçülmediğinden, özellikle “azınlık toplulukları” ya da “mezhepsel dağılım” gibi başlıklar kesin sayı değil, çoğunlukla yaklaşık aralıklar üzerinden tartışılabilir.


1) Toplam nüfus:

TÜİK tarafından yayımlanan ADNKS bültenine göre İstanbul’un nüfusu 2025 yılı sonunda 15.754.053 kişidir; bir önceki yıla göre artış 52.451 kişi düzeyindedir. İstanbul, Türkiye nüfusunun yaklaşık %18,3’ünü barındıran en büyük yerleşimdir. (Türkiye İstatistik Kurumu)


2) “Kozmopolitlik” yalnızca dış göçle açıklanamaz,İstanbul Türkiye’nin değişik kentlerinden de hatrı sayılır göç alır.

İstanbul’un kozmopolit karakteri, uluslararası göç kadar Türkiye içi bölgesel köken çeşitliliği ve uzun dönemli iç göçle de şekillenir. Bu nedenle “Türkler” gibi geniş bir kategori, pratikte Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz, İç/Doğu Anadolu gibi farklı tarihsel göç dalgaları ve ağlarıyla ilişkili heterojen bir nüfusu kapsar.

Bu nedenle “Türkler” gibi geniş bir kategori, tarihsel olarak Balkanlar, Kafkasya, Karadeniz ve İç/Doğu Anadolu gibi farklı coğrafyalardan gelen göç dalgaları ve toplumsal ağlarla şekillenmiş, heterojen bir nüfusu ifade eder.Bu çeşitlilik, resmî istatistiklerde “etnik kimlik” olarak değil; daha çok doğum yeri/ikamet hareketliliği gibi dolaylı göstergelerle izlenebilir.

Ulus-devlet inşası bağlamında Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü, etnik-kültürel çeşitliliği ortak bir “millet” anlayışı içinde bütünleştirmeye dönük bir yurttaşlık tasavvuru olarak okunabilir.

Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 66. maddesi, “Türklük” kavramını etnik kökene değil, vatandaşlık bağına dayalı biçimde tanımlayarak “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” hükmünü getirir.

Seküler/laik devlet düzeni ise, din ve mezhep farklılıklarının kamusal alanda ayrıştırıcı bir siyasal araç haline gelmesini engellemeyi; dinî inanç alanı ile devletin hukukî-idarî işleyişini birbirinden bağımsızlaştırmayı hedefleyen kurumsal bir çerçeve olarak Atatürk devrimlerinin temel sonuçlarındandır.

Bu çerçeve, Anayasa’nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin “demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devleti” olarak tanımlanmasıyla anayasal güvence altına alınmıştır.

Hilafetin Kaldırırlması ülkemizdeki Laik-Seküler Sistemin işnşasında atılan ilk adımdır. Yavuz Sultan I. Selim’in 1516–1517 seferleriyle Mısır’ı (Memlük ) ele geçirmesi sonrasında hilafetin Osmanlı hanedanına geçmiş, Hilafet, 3 Mart 1924’te Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla, 431 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır; Hilafetin kaldırılması,din ve devlet işerinin tamamen ayrılması,kamusal alanda seküler yapı,kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması gibi yasal önlemler-devrimler ülkemizin bölünmez bütülüğünün ve varlığının teminatıdır.

https://l24.im/ASvi

Ayrıca, Anayasa’nın 4. maddesi, devletin şekli (m.1) ile cumhuriyetin nitelikleri (m.2) ve devletin bütünlüğüne ilişkin esasları (m.3) değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez hükümler arasında sayarak, bu kurucu ilkelerin normatif sürekliliğini teminat altına alır.

https://www.dailysabah.com/arts/performing-arts


https://tr.linkedin.com/posts/benjaminerkanguntore

https://www.aa.com.tr/tr/politika/kadin-milletvekilleri-secme-ve-secilme-hakki-kazanmalarini-degerlendirdi

3) Tarihsel topluluklar:

Türkiye’de etnik köken ölçümü resmî istatistiklerde yer almadığından, İstanbul’daki tarihsel topluluklara ilişkin sayılar genellikle cemaat gözlemleri, akademik çalışmalar ve güvenilir medya söyleşilerindeki tahminler üzerinden kurulur.

Ermeniler: Kamuya açık bir söyleşide Türkiye’deki Ermeni nüfusuna ilişkin 40–60 bin bandında, “varsayımsal” (tahminî) aralık dile getirilmektedir; İstanbul’un bu nüfusun ana yerleşim alanı olduğu genellikle kabul edilir. (Medyascope)

Rum / Greek Orthodox (Yunan Ortodoks): Reuters kaynaklı (tarihsel) bir haberde İstanbul’da kalan Rum Ortodoks nüfusun 3.000’in altına düştüğü belirtilmiştir. Bu veri güncel bir sayım değil, döneminin gözlemsel aktarımıdır; yine de azalma ölçeğini göstermesi bakımından sık referans verilen bir örnektir. (Reuters)

Museviler (Yahudiler): World Jewish Congress topluluk sayfasında, Türkiye’de yaklaşık 14.300 Yahudi bulunduğu ifade edilir; İstanbul’un bu nüfusun ana merkezlerinden biri olduğu aynı çerçevede vurgulanır.


4) Uluslararası göç: “tek yüzde” yerine statü bazlı okuma

Geçici Koruma kapsamındaki Suriyeliler: 1 Mayıs 2025 itibarıyla İstanbul’da 481.011 kişi olarak raporlanmıştır (Göç İdaresi verilerini derleyen tablolar üzerinden). (multeciler.org.tr)

Toplam yabancı varlığı (statü kırılımıyla): T.C. İçişleri Bakanlığı açıklamasına dayanan 21 Haziran 2024 tarihli bilgiye göre İstanbul’da toplam yabancı sayısı 1.087.017; bunun 553.153’ü ikamet izinli, 530.612’si geçici koruma kapsamındaki Suriyeli ve 3.252’si uluslararası koruma kapsamındaki kişiler olarak aktarılmaktadır. (Anadolu Ajansı)

Önceki dönem karşılaştırması (İstanbul özelinde resmî duyuru): İstanbul İl Göç İdaresi 18 Haziran 2023 tarihli açıklamada İstanbul’daki toplam yabancı sayısı 1.206.153 olarak; bunun 671.752’sinin ikamet izinli, 531.649’unun geçici koruma kapsamındaki Suriyeli, 3.752’sinin uluslararası koruma kapsamındaki kişiler olduğu belirtilmiştir. (istanbul.goc.gov.tr)

2025–2026 itibarıyla İstanbul’un demografik fotoğrafı; resmî kayıtlara göre 15,75 milyonluk büyük bir metropol ölçeğine, statü bazında izlenebilen yaklaşık 1 milyon düzeyinde yabancı varlığına ve sayısal olarak küçük kalsa da kurumsal-kültürel etkisi yüksek tarihsel toplulukların sürekliliğine işaret eder. Bu çerçevede “kozmopolitlik”, yalnızca dış göçle değil; iç göç, yerleşiklik ve kentsel ağların çok katmanlı yapısıyla birlikte anlaşılmalıdır.

Türkiye’de etno-kültürel çeşitlilik: tarihsel-yerleşim mantığı

1) Anadolu’nun uzun yerleşik toplulukları


2) Osmanlı dönemi ve daha eski çokkültürlü mirasın,millet sisteminin tarihsel azınlık toplulukları


3) 19. yüzyıl Kafkas göçleriyle şekillenen topluluklar


4) Balkan göçleri ve yer değiştirme süreçleriyle gelen topluluklar


5) Roman toplulukları (çok katmanlı ve çok bölgeli yerleşiklik)


6) Yakın dönem uluslararası göçlerle görünürlüğü artan gruplar (2010’lar–2020’ler)

Bu başlık “etnik köken”den ziyade göç menşei ve hukuki statü üzerinden izlenir; çünkü aynı ülke menşei içinde çok farklı etnik kimlikler bulunabilir.

  • Suriye kaynaklı kitlesel göç (geçici koruma) (multeciler.org.tr)
  • Afganistan, Irak, İran menşeli göç (karma statüler) (unhcr.org)

Kısa kaynakça

  • TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları (2025). (Türkiye İstatistik Kurumu)
  • İçişleri Bakanlığı açıklaması (21 Haziran 2024), İstanbul’daki yabancıların statü kırılımı. (Anadolu Ajansı)
  • İstanbul İl Göç İdaresi, Basın açıklaması (18 Haziran 2023), İstanbul’daki yabancılar ve statü kırılımı. (istanbul.goc.gov.tr)
  • Mülteciler Derneği/Mülteciler.org.tr, Suriyeliler (1 Mayıs 2025): İstanbul 481.011. (multeciler.org.tr)
  • World Jewish Congress, Türkiye Yahudi toplumu (yaklaşık 14.300). (World Jewish Congress)
  • Reuters (2010), İstanbul’da Rum Ortodoks nüfusa ilişkin tarihsel aktarım. (Reuters)
  • Medyascope (2024), Türkiye’de Ermeni nüfusu için 40–60 bin bandında tahmin aktarımı. (Medyascope)

Dünyada nüfusunun çoğunluğu Müslüman olup LAİK devlet/ kanun yapısına ve sosyal yapıya sahip ve bunu 100 yıllık demokratik laik rejimine borçlu tek ülke Türkiye’dir .

11.yy dan itibaren gözle görülür şekilde varlık göstermeye başlayan Galata ve civarındaki gayrimüslim yerleşim ve özellikle Ceneviz Kolonisi Beyoğlu’nun bu gününü şekillendiren önemli faktörlerden biridir.

x-Karadeniz, Ege, Akdeniz tarım ürünlerinin,malların ihracatı,

x-Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtiyacı olan yabancı diyarlardan getirilen her türlü malın ithalatı Galata Bölgesi’nin öne çıkmasında etkili olmuştur.

İrdelemeye çalışacağım konular :

1-Galata-Pera’da Ceneviz Özerk Bölgesi’ne kadar giden süreç ve Osmanlı’ya etkileri

2-Tarih öncesi dönemde yerleşmiş topluluklardan başlayarak, Bir Yunan Kolonisi :Bizans Antik Kenti,

3-Bizans’ın Yunanistan ve Romalıların egemenliğine geçmesi,

4-Nova Roma; Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti,

5-Roma İmparatorluğu’nda Pagan inançlardan Hıristiyanlığa geçiş süreci.

6-Roma İmparatorluğu’nun Doğu-Batı olarak ikiye bölünmesi esnasında kentin durumu,

7-Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılması yıllarında Bizans Kenti,

8-Doğu Roma İmparatorluğu:Bizans İmparatorluğu:Başkent Konstantinopolis

9-1453 de Bizans İmparatorluğu’nun Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkılması,Kostantinopolis’in Osmanlı İmparatorluğu’nun Başkenti olması

10- Birinci Dünya Savaşı

11- İstiklal Savaşımız, Cumhuriyetimiz, Ulu Önder Atatürk ve yol arkadaşları

süreçlerine, bu süreçleri etkileyen tarihsel olaylara,İmparatorlara kısaca değinmeye çalışacağım..

İstanbul Osmanlı İmparatorluğu’nun 470 yıl boyunca başkenti olmuştur. 

İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından 1453 de fethedilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun zamanla genişleyen sınırları:

www.faikpashahotes.com adresinde Blog sekmesinde yer alan İstanbul tarihçesi ve Beyoğlu konulu yazı dizisinin giriş bölümü

1481

1683

Türkiye

 Diğer yanda İstanbul’un ziyaretçilerini;Tarih Öncesi dönemde başlamış 300.000 yıllık insan yerleşim geçmişi, 3.000 yıllık da Kentsel geçmişi olan bir şehrin beklemekte olduğunu da unutmayalım.  

Bu İmparatorlukların ve sonrasında 1923 de kurulan günümüzde 100 yılını doldurmuş Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin izleri de hem sosyolojik hem de tarihsel bakımdan görülmeye değer.  

Faik Pasha Hotels, İstanbul’un tarihi merkezlerinden Beyoğlu’nda, diğer tarihi noktalara ve ulaşım istasyonlarına çok yakın mesafede ve aynı zamanda da İstanbulluların günlük yaşamının da aktığı bir bölgede bulunmakta.  

Bu kenti hem tarihi hem doğal güzellikler açısından hem de bu günkü kültürel yapısı bakımından keşfetmek çok zevkli ve bir o kadar da ilginç anlara gebedir.

Yazının bulunmasından günümüze kadar süregelen dünya tarihinde İstanbul, çağ değiştiren , dinler ve imparatorluklar tarihinde merkezde yer alan önemli bir kent. Bir makalede böyle bir şehrin geçmişini eksiksiz ele almak çok zor.

Yüzyılların öyküsünü taşıyan bir aile mirasının son temsilcilerinden biriyim. Atalarım, Yavuz Sultan Selim döneminde Kaşgar’ın uzak diyarlarından yola çıkarak İstanbul’un kalbine, Eyüp sırtlarına yerleşti. Bu kadim kentte kök salmış ailem, Osmanlı’dan Cumhuriyet’in ilk ışıklarına uzanan bir hikâyenin parçası oldu.

Dedem Burhanettin Gürçay Soneren, Mühendis Mektebi’nin ilk mezunlarından İstanbullu bir müteahhit idi. Ekibinde Rum Ustalar vardı,aile dostları eski İstanbul’un, yeni Cumhuriyet döneminin insanlarıydı.D edem bilgisiyle, azmiyle Atatürk’ün önderliğinde gelen bu yeni çağın bir ferdiydi. Annem, Dedemin inşa ettirdiği Cihangir’deki Tenis Apartmanı’nda başlayan çocukluğunu, önce Saint Pulchérie’de, ardından Dame de Sion’da şekillendirdi; bu okulların koridorlarında İstanbul’un çok renkli ruhunu soludu. Babam ise, 1926’da Mardin’den göç ederek Ayazpaşa’daki Marmara Apartmanı’na yerleşen İstanbul’un neredeyse 100 yıllık sakinlerinden bir aileden geliyor. Galatasaray Lisesi’nde ve Cenevre Hukuk Fakültesi’nde eğitim alan Mardin’li babam, bir yanı Selanik’ten muhacir dedem, bir yanı Dersim’den İstanbul’a göçmüş büyük dedem, Mardinli Büyük dedem, Kaşgarlı aile Atalarımız hepsinin yolu bu kadim kent ile kesişti, bu kentin çok dinli, çok milletli nüfüsü ile, Cumhuriyetimizin ilkeleriyle var oldular, bu kozmopolit kültürü bizlere aktardılar.

Onların çocukluğu ve gençliği, İstanbul’un çok kültürlü mahallelerinde geçti. Makedon, Rum, Musevi, Ermeni dostlarıyla, Beyoğlu’nun taş sokaklarında, İstiklal’in kalabalığında kurulan bağlar, bu kentin ruhunu ördü. Bu dostluklar, sadece anı değil, bir medeniyetin izlerini taşıyordu. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, aile büyüklerim bu toprakların son 100 yıllık tarihine de tanıklık etti; değişen zamanların, yükselen umutların ve kaybolan izlerin hikâyesini yüreklerinde taşıdı.

Şimdi, tüm bu atalarımla vedalaşmış olsam da, onların anılarını yaşatmak, ülkemizin ve kentimizin tarihini bilmek ve aktarmak, benim için bir vefa borcu. Bu borç, sadece aileme değil, onların Makedon, Rum, Musevi, Ermeni dostlarına; İstanbul’un çok sesli, çok renkli geçmişine adanmış bir sözdür. İstiklal Caddesi’nin taşlarında yankılanan bu hikâyeler, atalarımın mirasıyla birleşerek, bu kentin ruhunu sonsuza dek yaşatacak.

Böyle bir kente,bu köklü tarihten süzülen günümüzdeki sosyal yapıya , büyük imparatorluklardan kalan kültüre bir seyyahın gözüyle bakmak,hele de bu geçmişi ana hatlarıyla gözden geçirmişseniz son derece ilginç bir yolculuktur inancındayım.

Meral Kalav Demir Faik Pasha Hotels Cukurcuma Beyoğlu Ocak 2025

—————————————————————————————

İstanbul milattan çok önce başlayan tarihçesine bakıldığında,son derece stratejik coğrafi konumu,bolluk ve bereket getiren ticarı yolların kesiştiği noktada bulunuşu, doğu ve batı nın harmanlandığı kültürel zenginliği ile her dönem güçlü devletlerin,imparatorlukların ilgisini çekmiştir.

Bu eşsiz kent defalarca işgal edilmiş, yağmalanmış, siyasi ve ekonomik açıdan da yabancı devlet vatandaşlarının ve şirketlerin kazanç kaynağı olmuştur.

————————————————————————————–

🏺 Byzantion Dönemi (MÖ 660 – MS 324) 9

TarihKuşatanAçıklama
MÖ 510Megara kolonistleri – Trak kabileleriİlk yerleşim döneminde yerel saldırılar.
MÖ 478AtinalılarPers savaşları sırasında Byzantion kuşatıldı, Atina egemenliği altına girdi.
MÖ 408Spartalılar (Lysandros)Atina’dan ayrılarak Sparta’ya geçti.
MÖ 340–339Filip II (Makedonya)Atina yardımıyla Byzantion kurtuldu.
MÖ 278–277Galatlar (Kelt kabileleri)Trakya üzerinden gelip kenti yağmaladılar.
MÖ 251Bithynia Kralı ZiaelasTicaret yolunu denetlemek için saldırı.
MÖ 73–72Roma – Mithridates VI (Eupator)Mithridates kuşattı, Roma müdahalesiyle başarısız.
MS 193–196Septimius Severus (Roma)Pescennius Niger’i destekleyen şehir cezalandırıldı, yıkıldı.
MS 313 ve 324Maximinus Daia, Licinius vs KonstantinRoma iç savaşları; Byzantion kuşatıldı, Konstantin kazandı.

🏛️ Roma ve Erken Bizans (330 – 717) 5

TarihKuşatanAçıklama
378GotlarAdrianopolis yenilgisinden sonra şehre yaklaştılar.
626Avarlar ve Persler (Sasaniler)Kara ve Haliç’ten kuşatma; püskürtüldü.
669Araplar (Emevîler)Erken akın; başarısız.
674–678Araplar (Emevîler)5 yıl süren ilk büyük Arap kuşatması.
717–718Araplar (Emevîler)Mesleme bin Abdülmelik komutasında ikinci kuşatma; başarısız.

⚔️ Orta Bizans (800 – 1204) 8

TarihKuşatanAçıklama
813Bulgar Hanı KrumŞehre dayandı, surları aşamadı.
821–822Thomas the Slav (İsyancı general)Kara ve denizden kuşattı, başarısız.
860Ruslar (Kiev Prensleri Askold-Dir)Denizden saldırı, kısa yağma.
907Ruslar (Oleg)Haliç’e saldırı, başarısız.
941Ruslar (Prens İgor)Rum ateşiyle donanma yakıldı.
1047Leon Tornikios (İç isyan)Şehri kuşattı, başarısız.
1078Nikiforos Botaneiates ve Aleksios KomnenosTaht mücadelesi, kısa kuşatma.
1081Normanlar (Robert Guiscard)Dyrrachium sonrası tehdidi, kuşatma girişimi.

Geç Bizans (1204 – 1453). 11

TarihKuşatanAçıklama
1203–1204Dördüncü Haçlı Seferi (Venedik–Latin ordusu)Şehir alındı ve yağmalandı.
1235BulgarlarLatin İmparatorluğu döneminde başarısız kuşatma.
1260–1261İznik İmparatorluğu (VIII. Mihail Palaiologos)Latinlerden geri alma girişimi; 1261’de başarılı oldu.
1302Katalan BirliğiHaliç civarında tehdit, kısa süreli kuşatma.
1320Andronikos isyanıİç savaş kuşatması.
1366Savoy Kontu Amadeus VILatin donanması baskını.
1391–1396Osmanlı I. BayezidKara ablukası, uzun kuşatma.
1411Musa ÇelebiOsmanlı iç savaşı sırasında şehri kuşattı.
1422II. Murad (Osmanlı)Kara ve denizden kuşatma, başarısız.
1453Fatih Sultan Mehmed (Osmanlı)6 Nisan–29 Mayıs; şehir düştü, Bizans sona erdi.

Toplam ≈ 33 kuşatma/yağma/kuşatma girişimi

25.şubat.2025

Çukurcuma Beyoğlu

—————————————————————————————


Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

“Faik Pasha Hotels’te Kalırken İstanbul Tarihine Yolculuk” için bir yanıt

  1. […] giriş […]

Bir Cevap Yazın

Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin