Map of Istanbul‘s Historic Peninsula (lower left), showing the location of the Golden Horn and Sarayburnu (Seraglio Point) in relation to Bosphorus strait, as well as historically significant sites (black), and various notable neighborhoods.

https://en.wikipedia.org/wiki/Golden_Horn

Alfons Maria Schneider’in XV.yy’da İstanbul nüfusu ile ilgili yaptığı araştırmasına göre 1453 yılında surlar içerisinde takriben 50.000 kişi yaşamaktaydı.

Bizans İmparatorluğu’nun son 250 yılında yaşadığı sorunlar ve gerileme Konstantinopolis nüfusunu da olumsuz etkilemiştir.

H. E. Ayverdi’nin çalışmasına göre : Fatih devri sonlarına doğru İstanbul’da 181, Galata’da 61 mahalle vardı.

 Ayrıca Eyüp’te 8, Kasımpaşa’da 2, Boğaziçi’nde 7, Üsküdar’da 3 mahalle olmak üzere toplam sayı 262’ye ulaşıyordu. 

Bu anlatım ve rakamlar 1455-1477 arasında geçen 22 yılda kentte meydana gelen demografik gelişme ve iskân faaliyetlerinin boyutları hakkında bir fikir verir. 

Fatih Sultan Mehmet, şehrin imar ve iskânını, ekonomik ve sosyal gelişmesini zamanın ölçüleri içinde büyük bir hızla gerçekleştirme yoluna girmiştir.

Fatih’in özellikle Rumeli ve Anadolu’daki seferlerin akabinde İstanbul’a nüfus nakline devam ettiği görülmektedir. Mesela 1455’te Sırbistan seferi dönüşünde gerçekleştirdiği İstanbul’a dışarıdan nüfus çekme işi, bu konudaki en önemli icraatlardan biridir. 

“Kritobulos’a göre, “Asya ve Avrupa kıtalarındaki Osmanlı sınırları içinden, özellikle Sırbistan’dan birçokları büyük bir şevk ve istekle İstanbul’a göç ediyorlar”dı. 

Yine 1456’da Sırp, Macar ve Bulgar ülkelerinden pek çok ahaliyi İstanbul civarına yerleştirmek suretiyle hem bu verimli arazinin kullanılmasını hem de şehrin çevre güvenliğinin sağlanmasını hedeflemişti.”

1457’de Ayasofya’nın vakfiyesini düzenleten Fatih, 1463’te bir külliyenin inşasını emreder. Fatih ve Mahmud Paşa, Murad Paşa, Gedik Ahmed Paşa, Mustafa Paşa gibi devlet adamları da şehrin inşasına büyük önem verir ve katkı yaparlar. Kurulan imaretler etrafında yeni nahiyeler oluşur.

Yerleşilen Evlerin Bedelsiz mi,Kira Karşılığı mı olacağı sorunu: Diğer kentlerdeki eli iş tutan,ticaret ile uğraşan Osmanlı Vatandaşlarının İstanbul’ a yerleştirilmesi esnasında yerleştikleri  evlerin bedelsiz verilmesi, daha sonra belli bir kira istenmesi gibi sorunlar yaşanması üzerine Padişah bu konuda verdiği bir yanıtta Kira koymaktaki amacın hazineye gelir elde etmek olmadığını  ”açgözlülük yüzünden bazılarının pek çok eve el koyduğunu, henüz alıp satma işinin pek revaçta olmaması yüzünden boş kalan evlerin harap olmaya yüz tuttuğunu, dolayısıyla herkesin gücüne göre ev edinmesi için bu yolu tercih ettiğini bildirir.

Amasra, Konya, Karaman ve Aksaray’dan sürgün yolu ile İstanbul’da iskan edilen Müslüman ve Ermeniler yazılı kaynaklarda da yer almaktadır.

(Bu Kitap Fatih Devri Sonlarında İstanbul Mahalleleri, Şehrin İskânı ve Nüfusu yazarı Ekrem Hakkı Ayverdi olup 1958 yılında Vakıflar Umum Müdürlüğü Neşriyatı tarafından yayımlanmıştır. )

Fatih Sultan Mehmet’in in çevresindeki bazı Rum devlet adamlarının bu göçlerle kente müslüman nüfüsun yerleşmesinden hoşnut olmadığı ve ağır kira tarh edilerek müslümanları İstanbul’dan uzaklaştırmak amacıyla Fatih i kararlarında bu yönde etkilediği de kayıtlarla sabittir.(Rum Mehmed Paşa)

Konya,Larende Aksaray ‘dan da Karaman Seferi akabinde Aileler İstanbul’da iskan edilmiştir.

Afet ve Salgın Hastalıklar:

Bu şekilde nüfusu artan ve imar faaliyetleriyle gelişen kentte salgın hastalık, yangın ve deprem gibi nüfusa olumsuz etki eden olaylar da görülmeye devam etmiştir. 

Mesela, 1467’de büyük bir veba salgınına maruz kalan İstanbul’da 600’den fazla kişinin öldüğü ve pek çok kişinin kaçtığı ama yine de şehrin on yıl zarfında büyük bir nüfus artışına sahne olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca kentte Su yetersizliği de büyük bir sorun olmuştur.

İstanbul’a yerleşmiş Rumlar, Ermeniler ve Yahudi Haneleri:

Fatih Sultan Mehmed vakıflarına bağlanan 1.542 Rum hanenin en kalabalık kısmını Midilli’den gelenler oluşturmaktaydı. Dört cemaat hâlinde 777 Ermeni hanesi, 1.490 da Yahudi hanesi vardı. 

Fatih vakfiyelerine göre

 Bahçekapı-Eminönü bölgesinde Yahudiler, 

Fildamı Mahallesi’nde Müslümanlar, 

liman sahili boyunca da genellikle Yahudiler yerleşmiştir.

 1475’te Gedik Ahmed Paşa’nın Kefe’den 40.000 Ermeni getirterek bunları Unkapanı-Balat arasındaki bölgeyle kendi adını alan Gedikpaşa’ya iskân ettirdiği ileri sürülmektedir. Bu rakkamlar abartılı olmakla birlikte vakıalar doğrudur.

Evliya Çelebi’ye göre vilayetlere gönderilen sürgün emirleri sonrasında Üsküp halkı, Üsküplü Mahallesi’ne, 

Yenişehir halkı Yeni Mahalle’ye, 

Sofya halkı Ayasofya’ya, 

Mora Rumları Fenerkapı’ya, 

Selânik’ten gelen 50 Yahudi cemaati Tekfur Sarayı ile Şuhud Kapısı’na (ki buraya Çıfıt Kapısı denmiştir), 

Aksaraylılar Aksaray Mahallesi’ne, 

Akka, Gazze ve Remle’den gelen Arabistan kavmi Tahtakale’ye, 

Acem’den gelenler Mahmutpaşa yakınında Hoca Hanı’na,

 Arnavutlar Silivrikapı’ya, 

Balat şehrinden gelen Çingeneler Balat Mahallesi’ne,

 Akıllıbend’den gelenleri Akıllıbend Mahallesi’ne,

 Arnavutları Silivrikapısı’na, 

Safedli Yahudiler Hasköy’e, 

Anadolu’dan gelen Türkler Üsküdar’a,

 Tokat-Sivas’tan gelen Ermeniler Sulumanastır’a,

 Manisalılar Macuncu Mahallesi’ne,

 Eğirdir ve İğdirliler Eğrikapı’ya,

 Bursalılar Eyüp Sultan’a, 

Karamanlılar Büyük Karaman’a,

 Konyalılar Küçük Karaman’a,

 Tireliler Vefa’ya,

 Çarşamba Ovası halkı Çarşambapazarı’na,

 Kastamonu halkı Kazancılar Mahallesi’ne,

 Trabzon (Tarabefsunlu) Lazları Beyazıt Han Camii mevkiine,

 Gelibolu halkı Tersane’ye,

 İzmir halkı Büyük Galata’ya,

 Frenk halkı Küçük Galata’ya,

 Sinop ve Samsun’dan gelenler Tophane’ye yerleştirildi.

İstanbul mahallelerinin gelişimine baktığımızda, Fatih devri sonunda 182 mahallesi olan İstanbul’da mahalle sayısı 1546’da, gayrimüslim mahalleleri hariç 219’a çıkmıştır.

X\. IV Murad döneminde 1634’te toplam 292 mahalle, 12 cemaat (henüz bir yere yerleşmemiş topluluk) vardı. 

X\. IV Mehmed dönemi 1672’de 253 müslim 24 gayrimüslim mahallesi tespit edilirken 1871’de suriçinde 284 Müslüman, 24 Rum, 14 Ermeni, 9 Yahudi mahallesi; surdışında Boğaz ve Haliç boyunca ve Üsküdar ve Kadıköy’de 256 mahalle daha vardı.

Ayverdi’nin kitabı: Fatih devrine ait üç vakfiye, 926 Tarihli Ayasofya Vakıfları Tahrir Defteri, İstanbul Vakıfları Vahrir Defteri (en geç tarih 953) ile Hadîkatü’l-cevâmi‘, Fatih Devri Mimarisi gibi eserler ve 1922 tarihli mahalle isimleri cetveline dayanarak Fatih devri mahallelerini ve bunların sonraki durumlarını izah etmiş ve tablolaştırmıştır. 

İstanbul semtindeki mahalle sayısı 181 olup bunların kahir ekseriyeti mescit ve cami adı taşımaktadır (156 adet). 

Bir kısmı şehrin kapılarının adını taşır (Babülferes, Fenerkapısı, Günkoz Kapısı, İğri Kapı, İsa Kapısı, İskele Kapısı, Kum Kapısı, Odun Kapısı, Orya Kapısı, Samatya Kapısı, Silivri Kapısı, Vasiliko Kapısı gibi). 

Bazı mahalleler mesleklerle ilgilidir: Arpacılar, Avcılar, Unkapanı, Balıkpazarı, Bozahaneler, Camcılar Mescidi, Demirciler Mescidi, Dülgerzade Camii, İğciler, Makascılar Mescidi, Sağrıcılar Camii, Saraçhane, Tarakçılar Camii, Yoğurtçular Camii vb. 10 adet Hacı ile başlayan isim ve mescit, 9 adet Hoca, 10 adet de Molla (Fenari, Gürani, Kestel, Şeref, Zeyrek) unvanı ile başlayan mahalle vardır. 

Bazı mahallelerin adları sakinlerinin geldiği yerleri (Akseki, Ereğli, Üsküplü), bazıları da etnik kökenlerini (Gürcü, Tatarlar) taşırken bir kısmı eski adlarını devam ettirmiş veya özelliğine, işaret ettiği olaya göre adlandırılmıştır (Balat, Langa, Leşgari, Tahte’l-kala, Top-yıkığı, İbn Meddas Camii, İyaluhirna vb.)

Galata’ya bakıldığında Hristiyan (Rum, Ermeni, Frenk) mahalleleri ağırlıktadır: Örneğin Bu kişilerin isimleri 15 yy dan başlayarak Galata da tutulan Nüfus kayıtları, ticaret sicilleri, vergi kayıtları, nüfus defterleri veya esnaf sicilleri içinde geçer. “Frenk” ön eki, kişinin Latin (Katolik) cemaatine veya Batı Avrupalı kökenine işaret eder; çoğu Ceneviz, Venedikli, Fransız, Maltalı, İtalyan veya Levanten kökenlidir.Bu tür kayıtlar Galata’nın çokkültürlü nüfusunu gösterir; Ceneviz döneminden Osmanlı dönemine kadar ticaret, gemicilik, kuyumculuk, meyhane işletmeciliği gibi mesleklerde yoğunlaşmışlardır.

Rum, Andon Oknale, Berber Mihal, Ermeniler, Ermeni Ekmekçi Andrea, Ermeni Fenavüç, Ermeni Hoca Ker, Ermeni Şadi Bey,

Frenk Agabi, Frenk Karlo, Frenk Kapani Fikron, Frenk Agrifo, Frenk Kuyumcu Dominiko, Frenk Baris, Frenk Petro Frossi, Frenk Baptist, Frenk Andon Masnu, Korne, Kosta Koperye, Kumiler, Laviz, Manol Dranço, Manolverdi, Meyhaneci Manol, Midilli Zozi, Pazoğlu San Benito, Sepetçi, Vasiliko, Yagomno, Zani Bagano vb.

İstanbul’a savaşlar sonrasında nüfus nakli Fatih’ten sonra da devam edecektir. 

II. Bayezid devrinde 1481-1512 Akkirman’dan getirilen 500 hanenin Silivrikapı’ya yerleştirilmiş olduğu zikredilir. 

1489 tarihli cizye defterinde ise İstanbul’da  670 Akkirmanlı cizye mükellefi olduğu kayıtlıdır.

1492’den sonra İspanya, Portekiz ve İtalya’dan gelenlerle artan Yahudi nüfus bir dönem tanığına göre 36.000’e ulaşmıştır. 

Yavuz Sultan Selim döneminde 1512-1520

Konya, Aksaray, Karaman, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Kastamonu gibi eyaletlerden zanaatkârlar, esnaf, çiftçiler. Özellikle debbağ, demirci, marangoz, dokumacı gibi üretici sınıf İstanbul’a yerleştirildi.

2. Doğu seferleri sonrasında getirilen Türkmen aşiretleri

Dulkadirli, Bozoklu, Halep Türkmenleri’nin bir bölümü İstanbul çevresine ve Rumeli yakasına dağıtıldı. Amaç hem nüfus hem de askeri-lojistik gücü artırmaktı.

3. Avrasya şehirlerinden gelen Müslüman tâcir ve ilim adamları

Tebriz, Şirvan, Nahçıvan, Bağdat gibi şehirlerden ilim adamları, sanatçılar, hattatlar, saray zanaatkârları İstanbul’a taşındı. Özellikle Tebrizli ustalar saray, çinicilik ve dokuma atölyelerini güçlendirdi.

4. Mısır’ın fethinden sonra getirilen memur, âlim ve sanat erbabı

Kahire ve Şam’dan sınırlı sayıda kadı, müderris, kâtip, hattat, mimar gibi üst düzey meslek grupları.

5. Yahudi ve Ermeni nüfus hareketi

Yavuz döneminde zorunlu bir sürgün dalgası yoktur, fakat II. Bayezid devrinde başlayan Sefarad Yahudilerinin yerleşimi bu dönemde de desteklenmiştir. Ermeni patrikliği İstanbul’da kurulduğu için (Fetih sonrası) Ermeni nüfusu da başkentte artmaya devam etti.

oğlu Süleyman ileriki yıllarda bunların talepleri üzerine bir kısmının geri dönmesine müsaade edecektir. 

29 Ağustos 1521: Belgrad Osmanlılar tarafından fethedildi.
1521 sonbaharı – 1522 başları: Fetih sonrası uygulanan iskân politikası kapsamında, Belgrad’dan getirilen bazı Hristiyan ve Yahudi aileler İstanbul’a yerleştirildi.

Fatih Külliyesi’ne ait 1540 tarihli bir tahrir defterine göre cizyeleri bu vakfa ait olmak üzere İstanbul’a yerleştirilmiş olan (tahminen yaklaşık 10.000-15.000 kişilik bir nüfus) Hristiyan ve Yahudilerin geldikleri yerler ve İstanbul’da sakin oldukları mahaller: 

İstanbul civarında, hâlî araziyi ziraat etmek ve şenlendirmek üzere yerleştirilen Moralı, Sırp, Macar ve Bulgarların mahiyeti tam olarak belirtilmemişse de bunların savaş esirleri olup ortakçı kul statüsünde çalıştırılan kişiler olduğu anlaşılmaktadır. 

1477 tahririne göre İstanbul nüfusu 1592’de İstanbul gayrimüslim nüfusu Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Karamanlılar, Galata Frenkleri ve Galata Rumları olarak altı gruptaydı. Katolikler 1475’te Edirnekapı’da da vardı ama zamanla bunlar da Galata’ya geçmiştir. Rumlar ve Ermeniler Marmara kıyısında Fener ve Balat’ta ve Rumeli yakasında oturuyordu. 

ERMENİLER:özellikle Anadolu Ermenileri, Türk kültürünü benimsemişti.

İstanbul’da ortak dil Türkçe idi.

Ermeni patriğinin makamı Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı Samatya’daki Sulu Manastır’da (Surp Kevork) idi.

XVII. yüzyılda, Kumkapı, Balat, Topkapı, Galata, Beşiktaş, Kuruçeşme, Ortaköy gibi yerlerde yaşayan Ermenilerin en kalabalık olduğu yer Kumkapı idi ve merkezi Ermeni Kilisesi de buradaki Surp Asduadzadzin Kilisesi’ne nakledildi.

RUMLAR:Rum Ortodoks patriğine bağlı Rumlar en kalabalık gayrimüslim unsurdu. XIX. yüzyılda

II Mahmud (1831) yapılan ilk nüfus sayımında yaklaşık 100.000 kişilik toplam nüfusa sahip olduğu anlaşılmaktadır.

YAHUDİLER: İstanbul da şu gruplardan oluşuyordu: Fetih öncesi Yahudileri, Edirne’den getirilen Karaîler, Anadolu ve Rumeli’den sürgün olarak getirilen Rabbanîler ve Karaîler,

II. Bayezid döneminde büyük göç sırasında gelen Eşkinazlar. 1489’da 2.017 Yahudi hanesi vardı. XVI. yüzyıl ortalarında göçlerin de etkisiyle Yahudi nüfusu 15.000’e ulaştı.

1552’de Portekiz-Felemenk Marronları İstanbul’a yerleşti. Romaniot, Sefarad ve Karay Yahudi cemaatleri farklı kimliklerini devam ettirdi.

İstanbul’daki nüfus ve demografik yapı zaman içinde değişmiştir ve bu ayrı bir yazı konusudur.Ancak buraya kadar alıntılanan bilgilerden Osmanlı’nın İstanbul’da Osmanlı imparatorluğunun çok dinli,çok milliyetli bir nüfus yapısı yaratılmasını hedeflediğini görüyoruz.

https://www.kisa.link/KouYV

Samiha Ayverdi’nin İstanbul’ u başlıklı yazı linki.

https://www.kisa.link/IwxjI

Bu tablo, Ekrem Hakkı Ayverdi’nin “Fatih Devri Sonlarında İstanbul Mahalleleri, Şehrin İskânı ve Nüfusu” adlı eserinde yer alan, Fatih devrinde İstanbul’un etnik ve dini nüfus dağılımını gösteren rakamlardır.

Kaynakta belirtilen veriler, Fatih devrine ait vakfiyeler, 926 (1520) tarihli Ayasofya Vakıfları Tahrir Defteri, İstanbul Vakıfları Tahrir Defteri (953/1546) ve Hadîkatü’l-cevâmi‘ gibi arşiv belgelerine dayanır.

Bu tablo, İstanbul’un fethinden sonraki ilk yüzyılda şehir nüfusunun yapısını göstermesi açısından önemlidir:

ToplulukHane Sayısı
Müslüman9.486
Rum Ortodoks3.743
Yahudi1.647
Kefeli (Karadenizli Hristiyan)267
Ermeni434
Karamanlı-Ermeni384
Çingene31
Efrenc (Galata Latinleri)332
Toplam16.324 hane sayısı

BEYOGLU/PERA/İSTİKLAL CADDESİ  KRONOLOJİK GELİŞİM  TABLOSU

13.–15. yy: Bizans & Ceneviz dönemi, sur dışında bir yol.

15.–17. yy: Erken Osmanlı’da “Cadde-i Kebir”, konsolosluklar 

ve hanlarla gelişim.

19. yy: Tanzimat ile batılılaşma, “Grande Rue de Péra”, pasajlar, tiyatrolar, tramvay.

20. yy başı: Cumhuriyet ile “İstiklal” adı, kültür ve siyaset merkezi.

1940–80: Sosyal dönüşüm, gayrimüslim nüfusun azalması, sinema ve gençlik hareketleri.

1980–günümüz: Yayalaştırma, nostaljik tramvay, alışveriş ve eğlence merkezi.


Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin