III Leon,Haliç zincirinin sabitlendiği Galata burcunu güçlendirdi; bu burç daha sonra Orta Çağ kaynaklarında “Megalos Pyrgos” (Büyük Kule) olarak anılacaktır.Bu yapı, bizans donanması ve Haliç tersaneleri için yaşamî önemdeydi.

Zincir, Arap donanmasının Haliç’e girmesini engellemiş ve şehrin düşmesini kesin biçimde önlemiştir.

Arap Orduları 717’de seksen bin kişilik orduyla 1.800 parçalık donanma kuvveti ile  Konstantinopolis’i kuşatmıştır. Hem güçlü Bizans Savunması hem de çok ağır kış şartları ve baş gösteren kıtlığa ek olarak, Bulgarların da savunmada Bizans yanında yer almaları sonucu Arap saldırıları püskültülmüş , Arap ordusu ağır kayıplar vererk 718 de Suriye’ye geri dönmüştür.

Zincirin UcuYerGörevi
Doğu / Avrupa YakasıEugeneios Kulesi (Sarayburnu)Zinciri sabitleme ve kaldırma–indirme mekanizması
Batı / Galata YakasıMegalos Pyrgos (Büyük Kule)Zincirin karşı ucu, Haliç girişini kapatan ana destek kulesi

Dış Saldırılar ve iç isyanlara karşı düzenlemeler önlemler almıştır.

Bu mücadelellerin yanı sıra kanun alanında da reform yapan Leon’un 726 yılında kendi ve oğlu adına yayınladığı 40 bölümden oluşan Ekloga, Bizans tarihinin en önemli yasal düzenlemelerinden biri sayılmaktadır. İmparatorluğun temel hukuk düzenlemesi 5. yüzyılda yazılan Corpus Iuris Civilis‘ti.[29] Latince olan bu kanun 8. yüzyılda gelindiğinde Suriye, Filistin, Mısır, Kuzey Afrika ve Balkanların kuzeyindeki topraklarını kaybetmiş bulunan Bizans İmparatorluğu’nda ortak dilin Yunanca olması   nedeniyle hâlen elde tutulan eyaletlerde hiç anlaşılamamakta, Yunanca kaleme alınan tefsirleri ise çok az anlaşılmaktaydı.Bu nedenle bazı doğu eyaletlerinde yasalar yerine örf ve adet kuralları uygulanır olmuştu. IIILeo Yasaları buihtiyacın karşılanmasında faydalı oldu.

  1. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3140314

YAPAY ZEKA İLE OLUŞTURULMUŞ TEMSİLİ RESİM.

HALİÇ
– EUGENEIOS KULESİ
– MEGALOS PYRGOS (BÜYÜK KULE)
– ZİNCİR
– KONSTANTİNOPOLİS

– MEGALOS PYRGOS (BÜYÜK KULE)

Haliç ağzında, zincirin bağlandığı Bizans savunma burcuydu.Byzantion/Sykai-Galata bölgesinin Bizans kontrol noktasıydı.Üçüncü Leon döneminde (717–741) tahkim edilip büyütüldü.Görevi:Haliç zincirini taşıyan ana kule olmakHaliç girişini savunmakKonstantinopolis’in kuzey yaklaşımını kontrol etmek1273’e kadar Bizans’ın elindeydi.

TarihMegalos Pyrgos’un DurumuKontrol Kimde?
717–741III. Leon tahkimatıBizans
1204Latin İstilası → ağır hasarLatinler
1261Bizans geri aldıBizans
1273Galata’nın kontrolü değiştiCeneviz
1300–1348Kule önemini kaybettiCeneviz
1348Galata Kulesi yapıldıCeneviz

Bu arada araştırmalarım arasında önüme çıkan bir çalışmadaki İkona Kırıcılığın Bizans ve İslamiyet arasında bie etkileşimden kaynaklı olup olmadığı hakkında bana ilginç gelen bir paragrafı da eklemek isterim.

” SIRADIŞI BİR TESADÜF: III. LEO, II YEZİD VE İKONOKLAZM
Hüseyin SALİKOĞLU1
Araştırma Makalesi

https://dergipark.org.tr/tr/pub/utad/issue/82402/1296536

Bizans tasvir karşıtlığı ve İslam tasvir karşıtlığı birbirinden tamamen farklı iki olgudur.
İçerisinde birçok unsur ve dinamiği barındıran Bizans İkonoklazm hareketi köklerini dayandığı GrekoRomen gelenekten almaktadır. Bizans’ta başlayan bu hareketi, İslam dininin etkilediği iddia edilse de
bu oldukça sorunlu bir önermedir. İslam dini ortaya çıkmadan çok önce de Bizans toplumunda zaten
tasvir karşıtı bir tutum bulunmaktaydı. III. Leo döneminde devlet politikası haline dönüştüğü
düşünülen tasvir karşıtı tutumun, Emevi Halifesi II. Yezid döneminde çıkarılan bir fermana
dayandırılması bir tesadüften öteye gitmeyecektir. Çünkü İslam dini ortaya çıktığında tasvir karşıtı bir
tutuma sahip değildi ve Bizans Tasvirkırıcılık hareketinin bundan çok daha önce de var olduğu
bilinmektedir. Bu nedenle, İslam dininin Bizans Tasvir kırıcılığı üzerine bir etkisi bulunduğu iddia
edilemez. Ancak Bizans Tasvir kırıcılığının İslam’daki tasvir karşıtı tutumu etkilediği ileri sürülebilir.
Bu yüzden Bizans tasvir kırıcılık hareketinin, İslam tasvir karşıtı tutumu üzerinde bir etkisi olup
olmadığını sorgulamak daha akılcı olacaktır.
Anahtar Kelimeler; İkonoklazm, Tasvirkırıcılık, III. Leo, II. Yezid”


Zincirin Sıkıştırma mekanizması, karşı kıyıdaki Eugeneios Kulesi (Sarayburnu) ile koordineli çalışacak şekilde düzenlendi.

Theodosios Surları’nın zayıf noktalarını restore etti.

Deniz surlarını, özellikle Haliç kıyısındaki hatları yeniden tahkim etti.

Ayasofya dâhil büyük kiliselerde ikonaların kaldırılması.

Kilise hiyerarşisinin imparatorluk otoritesi altında yeniden düzenlenmesi.

İmparatorluğun yüzyılı aşkın bir süre iç karışıklıklar yaşamasına yol açan ikonoklazm hareketi 726 yılında kendisini Tanrı’nın temsilcisi ve başrahip olarak addeden ve başkentin kuşatıldığı sıralarda Meryem ikonasının bizzat şehir surlarında gezdirilmesini emreden III. Leon’un ikonalara karşı yaptığı konuşmalar ile başlamıştır.Bu karşıtlık bir isa tasvirinin söktürülmesi ile fiiliyata geçmiş,halk galeyana gelmiştir.İtalya ve İmparatorluğun batısısnda da ikona karşıtı politikaya karşı ayaklanmalar çıkmıştır.Dini Kurumların idaresinin de dünyevi idareyi elinde bulunduran İmparatora ait olduğu Sezaropapist idaresi 24 yıl süren II Leon imparatorluğa siyasi istikrar getirmiştir ancak İkonoklasm-İkonofil daha uzun yıllar İmparatorluğu meşgül eden bir sorun olmaya devam etmiştir.

1267, Mihail Palaiologos’un Ceneviz’e verdiği ayrıcalıkların Galata’da fiilî bir yerleşim ve ticaret kolonisi oluşturacak ölçüde genişlediği yıldır.Bu tarih kolonileşmenin başlangıcı sayılabilir.
Ceneviz Kolonisi’nin Galata’daki tam özerklik ve “Galata Cumhuriyeti” niteliği daha sonraki on yıllarda oluşmuştur.

Resmî kolonileşme daha geçtir (1290’lar–1310’lar)

İmparator Palaiologos dikkatini  Avrupa‘yla sınırlaması, Osmanlıların Anadolu‘da kolayca yayılmasına ve sonunda Konstantinopolis’in de düşmesine ortam hazırladı.

VIII. Michael Palaiologos 1261’de Konstantinopolis şehrini Dördüncü Haçlı Seferi sonucu kurulan Latin İmparatorluğu elinden almış ve İznik İmparatorluğu‘nu değiştirerek Bizans İmparatorluğu‘nu yeniden kurmuştur.

VIII. Mihail, 1453’te Osmanlı Devleti tarafından İstanbul’un Fethi‘ne kadar, Bizans İmparatorluğu’nda hükmünü sürdüren, Paleologos Hanedanı‘nın kurucusu olmuştur. 

Eski hükümdar ailelerinden Dükaslar, Angeloslar ve Komnenoslar ile akrabalık bağı vardı.Soyundan 11 İmparator çıkmıştır.

1256’da Üst Düzey Komutan olan Mihail Paleologos,Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı olan II. İzzeddin Keykavus‘un temsilcileri ile O tarihte tahtta olan hükümdar II. Theodoros Laskaris e karşı hükûmet darbesi planlamaktan dolayı suçlandırılmıştır.  Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus’un temsilcileriyle gizli görüşmeler yaptığı, bu temasların amacı olarak da Mihail’in imparatora karşı destek topladığı ve uygun bir anda tahta el koymayı hedeflediği ileri sürülmüştür. Bu nedenle suçlama “darbe planı” olarak nitelendirilmiştir. Gerçekte böyle bir planın var olup olmadığı belirsizdir;Mihail resmî bir mahkemeye çıkarıldığı hâlde, güçlü bağlantıları nedeniyle cezalandırılmamıştır. 1258’de II. Theodoros’un ölümü ve ardındaki iktidar boşluğu sayesinde Mihail önce kral naibi olur,rakiplerini bertaraf eder ve 1 1258’de II. Theodoros’un ölümü ve ardındaki iktidar boşluğu sayesinde Mihail, 1259’da  Ceneviz Cumhuriyeti yardımı ile VIII. Mihail adı ile Nympaion’da ortak imparator ilan edilmiştir.. Mihail Palaiologos olarak tahta çıkacaktır.1259’da  Ceneviz Cumhuriyeti yardımı ile VIII. Mihail adı ile Nympaion’da(Manisa) ortak imparator ilan edilmiştir.

Batı Anadolu’daki Türk yayılışına engel olabilmek için Balkanlar’daki kalabalık Kuman topluluklarını , Oğuz-Türkmenlere karşı Batı Anadolu’ya iskan etmiştir. XIV. yüzyıl

25 Temmuz 1261 İzmit İmparatorluk orduları general Aleksios Strategopulos idaresi altında Konstantinopolis‘i almış ve son Latin İmparator olan II. Baudouin‘i ve Latin idarecilerini oradan kovmuştur.

VIII. Mihail, Konstantinopolis’e 15 Ağustos’ta girmiştir.

Orada hem kendi ve hem de daha küçük çocuk olan oğlu II. Andronikos için taç giyme töreni yapılmıştır.

VIII. Mihail imparatorluk idaresine başlamış, ortak imparator olan genç IV. İoannis Laskaris’i İznik‘te bırakmıştır.

Aralık ayında ise tam 11 yaşına girdiği zaman IV. İoannis Laskaris’i tahttan indirmiş; gözlerini kör ettirmiş ve bir manastıra keşiş olarak göndermiştir.

1261’de Konstantinopolis’i geri alan VIII. Mihail Palaiologos, Latin dünyasında özellikle Charles d’Anjou’nun yükselişini büyük bir tehdit olarak görüyordu. Charles, Sicilya Kralı olduktan sonra “Doğu Roma’yı yeniden fethetme” ve Latin İmparatorluğu’nu Bizans’ın yerine yeniden kurma planlarını açıkça dile getirmişti.

Bu girişimleri papalık için de bir tehdit oluşturuyordu. Papayla Mihail Paleologos arasında Sicilya Kralı Charles d’Anjou’ya karşı ittifak oluşturmak amacıyla karşılıklı çıkar temelli bu müzakereler ,yürütülen görüşmeler yaklaşık 20 yıl sürdü.

Charles’ın aşırı güçlenmesi Papalıktan bağımsız, bir Akdeniz süper gücü yaratma ihtimali taşıyordu. Papalık, Sicilya üzerindeki feodal hâkimiyetini kaybetmekten endişe ediyordu.

Bu nedenle Bizans’a düşman bir Latin imparatorluğunun yeniden kurulması Papalık için de dengeyi bozucu bir gelişme olacaktı.

1274 Lyon Birliği, varılan anlaşmaya göre papa, Charles’ın Konstantinopolis’e saldırmasını önleyecek, buna karşılık Mihail de Rum Ortodoks Kilisesi‘nin Roma ile birleşmesini sağlayacaktı.

Mihail’in böyle bir söz vermesi Bizans halkının çoğunluğunun şiddetli tepkisine yol açtı. Papanın dinsel üstünlüğünü kabul etmek istemeyenler, Latinlerin siyasi ve kültürel egemenliğinin bu yolla yeniden kurulmasından korkuyorlardı.

Bütün bu muhalefete karşın, 1274’te toplanan İkinci Lyon Konsili‘nde birlik ilan edildi.

Bütün Doğu patriklerinin ya da temsilcilerinin konsile katılmadığı, iki kiliseyi birbirinden ayıran sorunlara ilişkin hiçbir tartışmanın yapılmadığı ve ondan sonraki hiçbir konsilin Lyon Konsili’ni ekümenlik ilan etmediği gerekçesiyle Rumlar konsile karşı çıktılar.

Mihail gene de siyasal nedenlerle birliğin korunması için mücadeleyi sürdürdü.

Böylece Charles’ın Bizans’ın doğusunu ele geçirmek için oluşturduğu geniş ittifak ağına Sicilya, İtalya’nın bazı bölümleri, Laskaris yanlıları, Baudouin, Fransa ve Venedik Cumhuriyeti‘in amacı Latin imparatorluğu sırasında yararlandığı geniş ticari ayrıcalıkları yeniden elde etmek ve ezeli düşmanı olan Cenevizleri zengin Rum pazarlarından kovmaktı.

Charles ve Mihail arasındaki diplomatik çekişme yoğunlaşırken, Charles ordu ve donanmasını savaşa hazırlamaya başladı.

Fransız general Sully komutasında Adriyatik kıyısındaki Berat‘a (bugün Arnavutluk‘ta) bir saldırı düzenlediyse de Mihail tarafından geri püskürtüldü.

Bu arada Mihail, diplomatik girişimleri sonucunda bir süre için papalığın desteğini kazanmış, Sicilya‘daki Hohenstaufen yandaşlarıyla gizli bir anlaşma yapmış, Cenova’nın desteğini almış ve en önemlisi Aragon kralı III. Pedro‘yla gizli bir ittifak kurmuştu.

30/31 Mart 1282’de Sicilya‘da Vesperum Ayaklanması patlak verdi. Charles’ın hükümdarlığının sonunu haber veren bu ayaklanmada Fransızlar katledildi. Böylece Bizans, ikinci bir Latin işgalinden kurtuldu.

Galata’nın 13.–14. yüzyıllarda kazandığı ticari güç ve ayrıcalıklı statü, kısa vadede Bizans’ın Charles d’Anjou gibi tehditleri dengede tutmasına yardım etmiş olsa da, uzun vadede Bizans ekonomisini zayıflatmış, siyasi bağımsızlığını aşındırmış ve başkent içinde kontrol edilemeyen bir Latin kolonisi yaratmıştır.

Mevcut Galata Kulesi’nin büyük kısmı bu dönemde yapıldı 1303


    Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

    Subscribe to get the latest posts sent to your email.

    Bir Cevap Yazın

    Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

    Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

    Okumaya Devam Edin

    Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

    Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

    Okumaya Devam Edin