Bizans antik kenti MÖXII yy. da kurulmuştur.

MÖ 667 Bizans’ın kuruluşu için Tarihçi Herodot tarafından bildirilen tarihtir.  

Byzantion İstanbul’un ilk adıdır.

Bizans Antik Kenti Megara’dan gelen koloniciler ve liderleri Bizas tarafından bu gün Topkapı Sarayı’nın bulunduğu tarihi yarımadanın doğu ucunda, Sarayburnu’nda Kalkedon’un karşısına kuruldu.  

Bizantion, Megara’dan gelen Yunan kolonistleri tarafından, Haliç’in girişinde, bugünkü Sarayburnu bölgesinde kurulmuştur.

Stratejik konumu, Avrupa ve Asya’yı bağlayan bir coğrafi konumda olması bu kenti her zaman ticari ve askeri açıdan değerli kılmıştır.

Bizantion, Ege ve Karadeniz ticaretinin en önemli noktalarından biriydi ve son derece stratejik bir coğrafi konumdaydı , Karadeniz’e açılan tek yol üzerinde olduğu için büyük öneme sahip bir ticaret kenti idi.  

Geç Antik Çağ (MS II-VIII) ve Orta Çağ’da (476-1453) büyük rol oynayan bu kent, sanat, edebiyat ve eğitimde insanlığa zengin bir miras bıraktı.

Bizans daima Avrupa ve Asya’dan gelen tehditlere karşı askeri tampon görevi gördü.

Ekonomik ve stratejik açıdan her büyük imparatorluğun sahip olmak istediği kent Bizans’tı.

Bir Yunan Kolonisi olan  Bizantion’un surlarının sınırları Cağaloğlu’ndan geçerek, Sirkeci, Sarayburnu ve Sultanahmet’i içine alıyordu.  

Antik Çagda yaşanan bu olaylar, kentin antik dönemden Bizans İmparatorluğu’na uzanan yolculuğunu anlamak için temel bir çerçeve sunar.

MÖ 500-200

MÖ 667 de kurulan Bizans Antik Kenti, M.Ö.500-200 yılları arasında bu geçiş vergisini ilk kez Boğazlar üzerinden Karadeniz kıyılarında ticaret yapan gemilere bazı kısa aralıklarla  uyguladı. 

Byzantion Şehir Devleti  M. Ö III. yüzyılın sonunda görülen ekonomik darboğazdan kurtulmak maksadıyla civar devletlerin itirazlarına rağmen bu geçiş vergisini ilk kez uyguladı.Ancak kente gelir ve güç sağlayan bu uygulama boğazı kullanan diğer devletlerin tepkisine yol açtı.Örneğin, Rodos gibi ticari açıdan güçlü devletler, bu vergiye karşı çıkarak Byzantion’a baskı uygulamış ve bu durum diplomatik gerilimlere yol açmıştır.

Bu verginin uygulanması, Byzantion’un ekonomik bağımsızlığını koruma çabasını yansıtsa da, aynı zamanda bölgesel güç dengelerini etkileyen tartışmalı bir karar olarak tarihe geçti.

MÖ V yy sonları:

Atina-Sparta:Atina önderliğindeki Delos Birliği ile

Sparta liderliğindeki Peloponnesos Birliği

arasında geçen bu savaş, Antik Yunan dünyasının siyasi, askeri ve ekonomik dengelerini derinden etkiledi.

Peloponnesos Savaşları ve Konstantinopolis’e dönüşüm sürecindeki olaylar, Bizantion’un bölgesel bir koloni kentinden küresel bir metropole evrilmesini sağlamıştır.

Ayrıca M.Ö. 404’te Atina’nın yenilgisiyle sona eren savaş, Yunan şehir devletlerinin zayıflamasına ve Makedonya’nın yükselişine zemin hazırladı.

Bizans Şehir Devleti İsparta ve Atina Sehir Devletlerinin de ilgi alanındaydı ve aralarındaki güç mücadelerinde her zaman önem taşıdı.

Bu dönemde, Bizantion şehri sadece Pers ve Yunan savaşlarının değil, aynı zamanda Peloponez savaşlarının da merkezi haline geldi ve birçok kuşatma ve çatışmaya sahne oldu.

MÖ 6. yüzyılda Pers egemenliği altına giren Bizantion, daha sonra MÖ 5. yüzyılda Delos Birliği’ne katılarak Atina’nın müttefiki oldu.

Bizans Kenti, Peloponnesos Savaşları sırasında Atina ve Sparta arasında sık sık el değiştirdi.

https://arkeofili.com/bizans-imparatorlugu

https://tr.wikipedia.org/wiki/Pers-YunanAthens Arkeological Museum.

Bizantion’un Pers İmparatorluğu ile mücadeleleri,

MÖ 6. yüzyıldan MÖ 5. yüzyılın sonlarına kadar, kentin Pers egemenliği altında kalmasından kurtuluşuna kadar uzanan bir süreci kapsar.

https://tarihegitimi.blogspot.com

Yunan topraklarına Pers Saldırıları Haritası

https://www.kisa.link/JkAes

Pers Savaşları’nın ardından, MÖ 479’da Yunan şehir devletlerinin Perslere karşı zafer kazanmasıyla Bizantion, Pers egemenliğinden kurtuldu.

MÖ 478’de, Atina öncülüğünde kurulan Delos Birliği’ne katılarak Yunan dünyasına yeniden entegre oldu.

https://www.seydisehirgundem.com/haber-istanbul-bogazina-ilk-kopru-12375.html

Anadolu’daki Yunan şehir devletlerinin Pers yönetimine karşı başlattığı bir isyan hareketidir.

Bizantion’un bu ayaklanmadaki rolü sınırlı olsa da, kentin stratejik konumu nedeniyle olayların dolaylı etkileri altında kaldığı söylenebilir. Ayaklanma, Batı Anadolu’daki diğer İyon kentlerine (Efes, Samos, Klazomenai) ve komşu bölgelere (Karia, Likya, Hellespontos) yayıldı. Bizantion ve Kalkedon gibi Boğaz bölgesindeki kentler, isyanın dolaylı etkileri altında kaldı, ancak doğrudan katılımına dair net kanıtlar sınırlıdır.

Bizantion, İyon Ayaklanması sırasında doğrudan bir savaş alanı olmasa da, Boğaz’ın kontrolü açısından Persler için kritik bir noktaydı. İsyanın başarısızlığı, Perslerin Boğaz’daki hakimiyetini güçlendirdi ve Bizantion, Pers satraplık sistemine daha sıkı bağlandı.

Ayaklanma, İyon kentlerinin ekonomik gücünü zayıflattı ve Bizantion’un Karadeniz ticaretindeki rolü, Pers kontrolü altında bir süre gölgelendi. Ancak, kentin limanı ve konumu, uzun vadede ekonomik toparlanmasını sağladı.

İyon Ayaklanması’nın başarısızlığı, Bizantion’un Pers Savaşları sırasında yeniden önem kazanmasına neden oldu.

İstanbul Boğazı’na ilk İskit seferi sırasında Pers Kralı Dareios tarafından Samoslu Mimar Mandroklees ‘e gemilerin demir zincirlerle birbirine bağlanması yöntemi ile yaptırıldı.

Tarihçi Yazar Mehmet Kiraz.

Daha detaylı bilgi için linke tıklayınız.

https://www.seydisehirgundem.com/haber-istanbul-bogazina-ilk-kopru-12375.html

Bizantion Kuşatması, yıllarında Makedonya‘nın Bizantion‘a karşı gerçekleştirdiği muhasara.Bizantion’u Atina‘ya karşı birlikte hareket etmeye zorlayan II. Filip, Bizantion’un bunu reddetmesi sonrası şehri kuşatmaya almıştır. Ekim 340’ta kuşatmaya aldığı şehri kuşatma aletlerinin ileri teknolojisine karşın donanmanın zayıflığından dolayı ele geçirmeyi başaramamıştır.

Şehir, MÖ 359-340 yılları arasında Makedon Kralı II. Phillip’in kuşatmasına direnmiş,daha sonra MÖ 336-323 yılları arasında Büyük İskender tarafından fethedilmiştir.

Makedon İmparatorluğu’nun gücünü kaybetmesiyle birlikte şehir tekrar bağımsızlığını kazanmıştır.

Bizans, bu zorlu dönemlerde stratejik konumunu korumakla birlikte, ticaret ve açısından bazı dönemlerde sorunlar yaşamış, yağmalamalar, yangınlar, veba salgınları Bizans Kenti’ni sarsan koşullara dönüşmüştür. 

Bizantion (MÖ 667) ve Kalkedon (MÖ 685 civarı), Megara’dan gelen Yunan kolonistleri tarafından ayrı ayrı kurulmuştur.

Her iki kent de Boğaz’ın karşı yakalarında yer alıyor ve bağımsız koloni kentleri olarak işlev görüyordu.

MÖ 667 de Sarayburnu ve civarında kurulan Bizans Kenti daha sonra Kalkedon ile birleşti.Bu birleşim idari olmaktan ziyade ticari,ekonomik ve dini nedenlerle kendiliğinden biraraya gelme olarak yorumlanabilir.

Stratejik konumu nedeniyle Bizantion, Haliç’in korunaklı limanı sayesinde Kalkedon’a göre ticari ve askeri açıdan daha avantajlıydı.

Her iki kent, Boğaz’daki ticaret yollarında tamamlayıcı roller üstlenmiştir. Kalkedon, Asya’daki tarım ürünleri ve ticaret yollarıyla, Bizantion ise Karadeniz tahıl ticaretiyle öne çıkmıştır. Bu nedenle, iki kent arasında bir karşılıklı bağımlılık gelişmiştir, ancak idari bir birleşmeden söz edilemez.

Konstantinıpolis in kurulmasından sonra Kalkedon bir banliyö ye dönüştü.

Roma Egemenliği: MÖ 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki hakimiyetiyle Kalkedon, Roma’ya bağlı bir kent haline gelmiştir. MS 330’da I. Konstantin’in Bizantion’u Konstantinopolis olarak yeniden inşa etmesiyle, Kalkedon’un bölgesel önemi, Konstantinopolis’in gölgesinde kalsa da devam etmiştir.

I. Konstantin, Roma İmparatorluğu’nun doğu kesiminde stratejik bir başkent arayışındaydı. Bizantion’un Boğaz’daki konumu, Avrupa ve Asya’yı bağlaması, Haliç’in doğal limanı ve Karadeniz-Ege ticaret yollarındaki merkezi rolü nedeniyle ideal bir seçim oldu.

Konstantin, imparatorluğu doğuya kaydırmak ve Hıristiyanlığı merkeze alarak yeni bir idari ve dini düzen kurmak istiyordu. Roma’nın eski pagan geleneklerinden uzak, yeni bir Hıristiyan başkenti yaratma vizyonu, Konstantinopolis’in kuruluşunun temel motivasyonuydu.

MS 330 yılında Roma İmparatoru I. Konstantin’in Bizantion’u Konstantinopolis (bugünkü İstanbul) olarak yeniden inşa etmesi ve Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti ilan etmesi, kentin tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bu süreç, Bizantion’un antik bir koloni kentinden küresel bir metropole dönüşümünü başlatmış ve siyasi, kültürel, dini ve ekonomik açılardan köklü değişiklikler getirmiştir.

Konstantin, Bizantion’u bir imparatorluk başkentine dönüştürmek için kapsamlı bir yeniden inşa programı başlattı. Kentin surları genişletildi (daha sonra Theodosius Surları ile güçlendirilecekti), yeni yollar, meydanlar ve kamu binaları inşa edildi.

  1-Hukuk Reformu: Corpus Iuris Civilis (M.S. 529-534)

  2-Ayasofya’nın İnşası (M.S. 532-537)

  3-Nika Ayaklanması (M.S. 532)

  4-Batı Topraklarının Geri Alınması (M.S. 533-554)

  5-İmparatorluk İdaresinin Güçlendirilmesi (M.S. 527-565)

  6-Kültürel ve Dini Faaliyetler (M.S. 527-565)

  7-Sasanilerle Savaşlar (M.S. 527-562)

  8-Perslerle uzun süren çatışmalar ve “Sonsuz Barış” antlaşması (M.S. 562).

330 dan itibaren Konstantinopolis, Bizans İmparatorluğu’nun siyasi, dini ve kültürel merkezi haline gelmiş; Orta Çağ boyunca Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki ticaret ve kültür alışverişinde kilit rol oynamıştır.

Bizantion’un tarihi, coğrafi avantajlarının yanı sıra, siyasi ve kültürel dönüşümlerle şekillenmiştir.

İstanbul’un tarihine dair özetleri içeren bu yazı dizisinin devam eden bölümlerinde çağ kapatıp çağ başlatan olaylara, kah o devrin İmparatorları açısından, kah İnanç Dünyasındaki önemli değişimler , siyaset ve Galata özelinden bakarak başta da belirttiğim gibi günümüzde Beyoglu-Galata Bölgesini tarihçesin yola çıkarak bu gününü irdelemeye çalışacağım.

Bu çalışmanın amacı , ezanların okunduğu, kilise çanlarının çaldığı, hem Avrupai Yapı tarzının hem de Mevlevihanelerin, Osmanlı-Selcuklu tarzından etkilenmiş yapıların, ibadethanelerin, çeşmelerin bir arada bulunduğu bölgemizin bu gününü tarihsel gerçekliklerle Faik Pasha Hotels Misafirlerine açıklayabilmektir.

Meral Kalav Demir..

Mart 2025

Faik Pasha Hotels Çukurcuma Beyoğlu


Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Meral Kalav Demir's Blog sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin